28.07.2010

Ölüm Aynaları

Unutmuş sararan sözleri,
bir çizgi üzerinde hayatı dokuyorum.
Ben o çizgide yaşıyorum.
Hayatın ölüme yenildiği,
ölümün hayatı dillendirdiği noktada.
Hazan geceleri uyuyamıyorum.
Sabaha değin hayatı dokuyorum.
Çifte kavrulmuş,


bir ölüm karanlığındaki çizgide,
büyütüyorum hayallerimi
Ruhuma geçirdiğin kafese bakıyorum.
Bak bir oyunun perde arkasında ağlıyorum.
Gözlerimi dikmiş ölüm aynalarına,
sararmış benzine hayatın,
türkü yakıyorum.
Saatlerin şarkısında düştüm,
ben bu hazan oyununa.
Hazan sarılığını yaşamak isterken,
ölümün adını heceliyorum.

Sahne önü insanlarından uzak yaşıyorum.
Kim koca duvarlarını yıkmış ki hayatın,
senin oyuncuların rahatça uyuyor?
Kim daz topraklarda unutmuş ki umudu
senin insanların onu biçiyor?

Uyanın o uykular haram
Ben nöbetinde aynaların,
siz köpüğü olmuş arsız dalgaların,
düşlere vuruyorsunuz sarı geceleri.
Üstünüze yığılmış ağaç sevdalarıyla,
sevdalar ıslanmış,
hangi kurak rüyaları yeşertiyorsunuz?
Yüzümü mü ölümü mü gizliyorum aynalardan?
Terazisi şaşmış aydınlıklardan,
kaç adım geride yaşıyorum.
Aynalara hep aynısını soruyorum
Yassılaştırabilir misin geceyi ?
Geceyi yassılaştırıp kaydırabilir misin denizlerde?
Birçok kez bölüp denizlerimi,
her bölüşten bin ışık çıkarabilir misin?
Bulamadığım renginde hayatın,
Aynalara yaklaşıyorum
Fark ediyorum artık titriyorum.
Boynu kopuk intiharlarımın asılı olduğu,
aynalarda yaşıyorum ben ölümü
Hazan gecelerini bahane edip aynalara
Ben hep ölüp ölüp diriliyorum


Kübra 2005