26.11.2010

Kimsin Sen ?

Neden mi susuyorum?
Çünkü anlamazsın sen beni dostum
Dün değil miydi?
Mahallede yoldaş aradığını duyurduğun
Benim gibiler gelsin diye emir buyurduğun
Yoktur onun gibisi diye haber yolladığımda
Dinlemem “öteki” gibileri deyip
Hadsiz bellediğin beni soruşturduğun…

Neden mi bağırıyorum?
Çünkü duymuyorsun sen beni dostum
Geçen gün değil miydi?
Köşe başında seni anlatırken gördüğüm
Türk’e, Kürt’e
Ermeni’ye, Musevi’ye sövdüğün
Aynı ülkede yaşamak da neymiş deyip
Şehirleri, ülkeleri böldüğün
İnsanları “öteki” yapıp karanlığa gömdüğün…

Neden mi anlamıyorum?
Çünkü adı öfke olmuş dilini bilmiyorum dostum
Geçen hafta değil miydi?
Yine kimlik kavgasına düştüğün
Bir kimlik taşırım diye cüzdanımda

Dinim İslam yazar diye bir kâğıtta
Allah, Muhammed deyince anlamayanı
“Öteki” yapacağımı umarak düş gördüğün…

Neden mi ağlıyorum?
Çünkü sana üzülüyorum dostum
Geçen ay değil miydi?
İçinde ölen insanı ilk kefenleyişin
Uyurken sıcak yatağında,
Soğukta kalanı unutup
Konu komşuyu yitirişin
Bir tas sıcak çorbaya değince dilin
Açın halinden anlamayıp
Merhametini kuytularına gizleyişin

Neden mi hep seni gözleyişim?
Çünkü ilk cinayetini de biliyorum dostum
Geçen yıl değil miydi?
Dünyada bıraktığın ilk kara iz
Arka bahçendeki çınara baltayı vurup
Onun toprağa kök salmış yüreğini
Umarsızca izleyiş
O koca çınardı
İnsanların günahını gizleyen
Sende anlayacaksın
Yaprak yaprak ortalığa saçılınca öfken

Kaç asır geçti dostum
Bitmedi insanlığın kavgası
Oysa Âdem oğlu, Havva kızıydık hepimiz
Senin gibiler koydu “öteki” adımızı
Ne dervişler geldi
Bir sözü yüreği titretti
Her biri göçtü bu dünyadan
Bıraktıkları sevgi, anlayış onlarla mı gitti?

Başımdaki bulutları görünce korkma dostum
Aradığımı bulamadığımdandır
Yüzyıllardır sağa sola savruluşum
Vicdanın eşiğinde
İnsanlar hep nefsine yenildi
Ben herkes bizdendir dedikçe
Böldü insanlığı,
“Öteki” diyen dilini biledi

Lal kalışım şaşkınlığımdandır dostum
Oruç tutsa midesi insanın her Ramazan
Sanır ki bir tek onu ibadet sayar Yaradan
Nefsi bir yemekten ibaret sanıp
Diline mukayyet olamayan
İnsanı sınıf sınıf ayıran
"Öteki" olan odur
İnsanlığa ihanet edip, yaralayan

Tanımak istermişsin ya beni dostum
Merak edermişsin ya
Nedendir bitmeyen yorgunluğum
Taşıdığım sevginin büyüklüğündendir bu halim
Kızıyorum diye kırılma
Aslında seni de dostum bellerim
Bakma dilim Türkçedir benim
Yeri gelir Kürtçe, Ermenice de ağlar gözlerim
Ne adı Müslüman sadece yoldaştır bana
Ne adı Türk sadece kardeştir yanıma
Benim aradığım bilge insandır yarınıma
Sormam dahasını
“Ötekini” Yaradandan ötürü sevebiliyorsa


Kübra 01.11.2010

27.09.2010

Filistin Sözlüğü

Sayfaları eksik bir sözlükten öğrendim ben yaşamı,
Ve tamamlamak olamadı

Varolduğum düzenin amacı,
Gözyaşı ile başlıyordu her sayfası ruhumun,
Umudun anlamını bilemedi
6 yaşında kaybettiğim çocukluğum
Oyuncak dedikleri,
Abimin ensesinde hissettiği namlu !
Saklambaç dedikleri,
Babamın nöbete durduğu kısa uyku !
Hayat dedikleri,
Sadece renklere boyanmış parmaklıklar !
Ölüm dedikleri,
Annemin ninnilerine karışan sıradan bir ağıt !
Barış?
Barış dedikleri nedir bilmiyorum
Dedim ya sözlüğün bazı sayfaları eksikti diye...


Kübra 2008

28.07.2010

Ölüm Aynaları

Unutmuş sararan sözleri,
bir çizgi üzerinde hayatı dokuyorum.
Ben o çizgide yaşıyorum.
Hayatın ölüme yenildiği,
ölümün hayatı dillendirdiği noktada.
Hazan geceleri uyuyamıyorum.
Sabaha değin hayatı dokuyorum.
Çifte kavrulmuş,


bir ölüm karanlığındaki çizgide,
büyütüyorum hayallerimi
Ruhuma geçirdiğin kafese bakıyorum.
Bak bir oyunun perde arkasında ağlıyorum.
Gözlerimi dikmiş ölüm aynalarına,
sararmış benzine hayatın,
türkü yakıyorum.
Saatlerin şarkısında düştüm,
ben bu hazan oyununa.
Hazan sarılığını yaşamak isterken,
ölümün adını heceliyorum.

Sahne önü insanlarından uzak yaşıyorum.
Kim koca duvarlarını yıkmış ki hayatın,
senin oyuncuların rahatça uyuyor?
Kim daz topraklarda unutmuş ki umudu
senin insanların onu biçiyor?

Uyanın o uykular haram
Ben nöbetinde aynaların,
siz köpüğü olmuş arsız dalgaların,
düşlere vuruyorsunuz sarı geceleri.
Üstünüze yığılmış ağaç sevdalarıyla,
sevdalar ıslanmış,
hangi kurak rüyaları yeşertiyorsunuz?
Yüzümü mü ölümü mü gizliyorum aynalardan?
Terazisi şaşmış aydınlıklardan,
kaç adım geride yaşıyorum.
Aynalara hep aynısını soruyorum
Yassılaştırabilir misin geceyi ?
Geceyi yassılaştırıp kaydırabilir misin denizlerde?
Birçok kez bölüp denizlerimi,
her bölüşten bin ışık çıkarabilir misin?
Bulamadığım renginde hayatın,
Aynalara yaklaşıyorum
Fark ediyorum artık titriyorum.
Boynu kopuk intiharlarımın asılı olduğu,
aynalarda yaşıyorum ben ölümü
Hazan gecelerini bahane edip aynalara
Ben hep ölüp ölüp diriliyorum


Kübra 2005