7.10.2015

Masal

Kaç kelime gerekiyor içimdeki boşluğu doldurmaya?
Kaç sözü idam etmeli insan içinde kopan fırtınayı dindirmeye?
Kaç mısralık bir şiir yeter yürekten kaçıp sele kapılanları kurtarmaya?
Kaç masalı baştan yazmalı gerçeğe kavuşmaya?
Doldurdum bu gece dolma kalemimi kurşunla. Boşaltacağım tüm şarjörü kâğıda. Akıtma vakti gelmiş masalların kanını gerçeğe…
Çek tetiği.  Çek ki ellerin kelimelere bulansın. Boylu boyunca uzansın bedenin gökyüzünde...
Son nefeste, başın yana düştüğünde ellerinden yeryüzüne avucunda kalan son umut, aşk ve gözyaşı yağsın.
Külkedisinin ayakkabısını bıraktığı, Pamuk Prensesin elmayı yediği yerde masalın son bulduğunu artık herkes anlasın.
Nicedir kendi gerçeğini yazmamıştı bir masal…

6.10.2015

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder